Onüüüç.....Ondöört ......Onbeeeeş19 Ağustos 2009 Çarşamba
26 Haziran 2008 Perşembe
MicroAlemdeİstila
14 Haziran 2008 Cumartesi
13 Haziran 2008 Cuma
Levis_reklam_animi
10 Haziran 2008 Salı
Sadri ve Dostları
09 Haziran 2008 Pazartesi
Bidiler
27 Mayıs 2008 Salı
19 Mayıs 2008 Pazartesi
İlüstrasyon dersi için çizdim.Konusu sizi rahatsız eden şey şeklinde bişidi sanırım. Bende Mimarsinan gençliğinin Okuldaki gelişimi ve içinde bulundukları insan sınıfları resmettim. Burdan bakınca pek rahatsız edici görünmüyor biliyorum. Ama sanırım ortamın içinde bulununca gayet rahatsız edici geliyor insana. :P
Takılmaca_001
Takılmaca
06 Nisan 2008 Pazar
Zbellah
Bu karakter fikrini en az 5 sene evvel balkonda defterimi karalarken bulmuştum, sonra geçen yaz arkadaşım Ahmet Arif Eken'in gazı ile tekrar ele aldım. Ve tasarımını şu anki haline getirdim. Amaç 3 Boyuta da taşımaktı ama vakit darlığı ve bi takım sebepler nedeniyle olamadı.Neyse belki yakın zamanda olur :)Bu arada bu karakterden biraz bahs ediyim.
Karakterimiz buzulçağında yaşamış pek iyi olmayan biri, hatta hayatı baskın ve zulümle geçmiş. Neyse sonunda su testisi su yolunda kırılır hesabı bir pusuya düşürülüp öldürülüyor. Ve uzun zamandır gitmesi gereken yere yani cehennemin dibini boyluyor. Fakat macerası oradada bitmiyor zira cehennemde, insan ömründe çağlarla tasfir edilecek sürede işkenceler görüyor. Karanlık ruhu çağlar boyunca çektiği işkencelerle keferat öderken. Günün birinde işkencelerine bir yenisi daha ekleniyor. Tanrının emri ile farklı zamanlarda ve paralel evrenlerde dolaşarak tanrının emirlerini yerine getirmesi gerekiyordur. Ve bunu yaşama duyduğu sonsuz bir özlemle yapmak zorundadır. Zira o cehennemlik, yaşayan bir ölüdür...
"Yaşam sönmüş ciğerlerine ve o atmayan kalbine bir daha geri dönmeyecek. Ama sen sonsuz uykusuzluk ve kin ile görevini yerine getireceksin, takii biz seni azaat edene dek"
02 Nisan 2008 Çarşamba
Agop
Hastalık Kulesi
Tekrar bi kantin karalaması. Fantastik romanlarda yada filmlerde hep şahit olduğum bir sahne vardır. O da kahramanın kötülerin inine yaptığı baskın. Nedense karşılaştığı tehlikeler genelde yüzeysel yada büyünün yarattığı yüzeyselliktir. Ee tabii film bu yada roman diyebiliriz. Sonuçta bi takım satış endişeleriyle tasarlanıyor.
Bence kötülüğün ini yüzeysel tehlikelerden daha fazlasını barındırmalı, benim çizdiğim hastalık kulesinde olduğu gibi. Bu kuleye baskın yapacak Kahramanın Güçlü kaslardan önce sağlam bir bünyeye ihtiyacı olacak. Zira kulenin köprüsünü yaklaşırken öldürücü şarbon kaslarını kemirip, birazdan vücuduna nüfuz edecek kara kuyu vebasına zemin hazırlıyor olabilir. .. Neyse tamam sustum (:)
Bence kötülüğün ini yüzeysel tehlikelerden daha fazlasını barındırmalı, benim çizdiğim hastalık kulesinde olduğu gibi. Bu kuleye baskın yapacak Kahramanın Güçlü kaslardan önce sağlam bir bünyeye ihtiyacı olacak. Zira kulenin köprüsünü yaklaşırken öldürücü şarbon kaslarını kemirip, birazdan vücuduna nüfuz edecek kara kuyu vebasına zemin hazırlıyor olabilir. .. Neyse tamam sustum (:)
sipahi
Kuşatma
Bi anda flashback olup geçmişte oradaymışım gibi çizmeye başladım. 2 Saat sonra bu haldeydi, daha fazla detay girmemeyi uygun gördüm. Devam etmemi isteyen dostlar çok oldu ama bence bu iş sadece bukadar. Böyle daha çok seviyorum onu :)

Şimdi Biraz osmanlı ordusu giyim dersi veriim. Miğferleri altın rengi olanlar üst rütbe oluyor. Yada savaşlarda üstün başarı göstermiş askerler. Miğferleri özel bir teknik olan "Tombaklama" tekniği ile altın suyu bakır ve civa karışımı ile o hale getiriliyor. Bir nevi Level Göstergesi :) Düşman onu görünce bu adamın baya bi leşi var şeklinde yaklaşıyordur herhalde. Bu arada Topu dolduran adamı gandalf a benzetenler oldu şapkası itibariyle, ama naapiyim topçular büyücü şapkası gibi bi şapka giyiyorlarmış :) minyatürlerdeki giyimleri öyle. Neyse seviyorum ben bu işi.
Hatta her gece yatmadan önce monitörden öpüyorum el sallıyorum çizimime.
Sabahlarıda halini hatırını sorup reçelli ekmek sürüyorum ona.
Hayır Tabii ki deli değilim.
Değiliz di mi ?
mi ?...
):PP

Şimdi Biraz osmanlı ordusu giyim dersi veriim. Miğferleri altın rengi olanlar üst rütbe oluyor. Yada savaşlarda üstün başarı göstermiş askerler. Miğferleri özel bir teknik olan "Tombaklama" tekniği ile altın suyu bakır ve civa karışımı ile o hale getiriliyor. Bir nevi Level Göstergesi :) Düşman onu görünce bu adamın baya bi leşi var şeklinde yaklaşıyordur herhalde. Bu arada Topu dolduran adamı gandalf a benzetenler oldu şapkası itibariyle, ama naapiyim topçular büyücü şapkası gibi bi şapka giyiyorlarmış :) minyatürlerdeki giyimleri öyle. Neyse seviyorum ben bu işi.
Hatta her gece yatmadan önce monitörden öpüyorum el sallıyorum çizimime.
Sabahlarıda halini hatırını sorup reçelli ekmek sürüyorum ona.
Hayır Tabii ki deli değilim.
Değiliz di mi ?
mi ?...
):PP
Brrük
03 Şubat 2008 Pazar
Mask
Geçenlerde bi telefon konuşması yaparken Bi ara gözlerimi kapatmışım. Sonra zihnimde böyle bi maske canlandı. Konuşma sırasında eskizini ufak bi kağıda karaladım.Şimdide biraz photoshopta giriştim. Bunu düşündüğüm sırada zihnim allak bullaktı ama çizerken ve editlerken baya keyif aldım. Ve kafamın düzene girdiğini hissettim. Sanırım bu iş beni mutlu etme misyonunu başarıyla yerine getirdi. Evet biraz arabesk oldu ama ona tekrar bakarken rahatlama hissediyorum :)02 Şubat 2008 Cumartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














